6-10 Haziran 2013 tarihlerinde, SAP Otomotiv Forum’a katılmak için Almanya’nın Leipzig kentinde idik. Forum öncesinde, Porsche’nin Leipzig fabrikasına SAP Türkiye’nin organize ettiği bir de gezi vardı. Benim için, beklediğimden farklı bir gezi oldu açıkçası. SAP Otomotiv Forum izlenimlerimi kısaca paylaşmak istedim.

Leipzig

Öncelikle, biraz Leipzig’ten bahsetmek istiyorum. Doğu Almanya’da orta halli bir şehir olan Leipzig’ten bu kadar keyif alacağımı hiç düşünmüyordum. Pek gezilecek görülecek yeri olmayan, fazlasıyla sakin, akşamları sokakları tenha bir yer bekliyordum. O yüzden de boş vaktimizi ağırlıkla otelde diğer katılımcılarla sohbet ederek ya da alışveriş merkezi gezerek geçiririz diye düşünüyordum. Bu önyargının oluşmasında internette yaptığım araştırma etkili olmuştu. Lonely Planet gibi seyahat sitelerinde Leipzig ile ilgili çok az bilgi vardı ve olan bilgi de pek parlak bir tablo çizmiyordu. Halbuki, otele yerleşip kendimizi sokaklara bırakınca şehrin hoş, tarihi, bakımlı bir merkezi olduğu gördük. Sokakları akşam saatlerinde bile bir hayli canlıydı. Özellikle bar ve restorantların yoğun olarak bulunduğu birkaç sokak, gece yarısından sonra bile tıklım tıklım dolu oluyordu. (Sanırım, bu tabloda havanın çok geç kararıyor olması da etkili. Orada bulunduğumuz dönemde güneşin tamamen batması 23’ü buluyordu. ) O yüzden, Leipzig’te boş zamanlarımız keyifli geçti diyebilirim. Şehrin tarihi pasaj ve sokaklarında turlayıp bar ve restoranlarında güzel yemekler yedik.

Leipzig geçmişte bulunduğu coğrafya için önemli bir ticaret ve kültür merkezi imiş. Doğu Avrupa’daki komünist bloğun çöküşünü tetikleyen olaylar bu şehirde başlamış. Ünlü bestecilerden Wagner’in doğup büyüdüğü, Bach’ın (St. Thomas adlı bir kilisede) 27 yıl “cantor”lük (müzik direktörlüğü) yapıp en önemli eserlerini ürettiği yer olarak biliniyor. Üniversitesi de, özellikle yakın çağda, bölgenin en prestijli kurumları arasında yer alıyormuş. Goethe, Leibniz, Nietzsche gibi önemli şahısları yetiştirmiş.

Özetle, gidilesi görülesi bir yer. Yolu düşenlere, bu şehre biraz daha zaman ayırmalarını tavsiye ederim. Özellikle tarihi Auerbach mahzeninde (Auserbachs Keller) bir yemek yiyip yaş bira tatmadan geçmeyin derim.

Porsche

Porsche LeipzigLeipzig ile ilgili beklentilerimin aksine, forum öncesindeki Porsche fabrika gezisi ile ilgili beklentilerim biraz daha yüksekti. Fabrika bir miktar ilgi çekici olur diye düşünüyordum ama bu da düşündüğüm gibi olmadı. Ziyaretin başında yaptıkları tanıtımda anladık ki; Leipzig fabrikası sadece montaj hatlarını içeriyormuş. Yani fabrikada kalıp, pres, boya ve gövde atölyeleri bulunmuyor. Araçların boyalı gövdeleri ve diğer komponentler farklı tesislerden geliyor, parçalar burada birleştiriliyor. Montaj hattını da gördükten sonra şu kanaate vardım: Üretilen Porsche de olsa; otomobil fabrikaları her yerde aynı. Özellikle de sektörün içinden birine çok enteresan gelecek bir şey yoktu açıkçası.

Gezide, iyi bir SAP kullanıcısı olarak bilinen Porsche’nin SAP ürünlerini nasıl ve nerede kullandığı da paylaşıldı bir miktar. Daha sonra öğlen yemeği için bizi fabrikanın girişindeki Elmas Kule’de ağırladılar. Yemeğin ardından kulenin altındaki Porsche Store’a da uğrayalım dedik; ama anahtarlıktan çoraba kadar her şey Porsche fiyatındaydı. Bu tarz şeylere çok da önem atfeden biri olmadığım için, sadece bakıp çıkmayı tercih ettim.

Ertesi gün ise, fabrikanın içindeki F1 pistinde Porsche Panamera’lar ile test sürüşü etkinliği vardı. Etkinliğin ismi test sürüşü olunca, araçları biz süreriz diye düşünüyorduk; ama o da pek öyle olmadı. Gerçi öyle bir pistte ziyaretçiye Panamera gibi bir performans aracı emanet etmenin pek doğru olmayacağı konusunda ben de hem fikirdim. Kendimiz sürmek yerine, tecrübeli pilotların yanında heyecanlı bir tur attık.

Porsche Test Drive – 9 Jun 2013 from Ugur Cem YILDIZ on Vimeo.

Test sürüşü sonrasında, yine Porsche’nin Elmas Kulesi’nde, bu sefer tüm forum katılımcılarının davetli olduğu bir parti vardı. Yemek ve ikramlar, Türkiye’deki benzer nitelikteki etkinliklerde görmeyi düşünemeyeceğiniz kadar etkileyiciydi. Bu yönden, organizasyonu takdir ettim gerçekten.

SAP Otomotiv Forum

Leipzig’e yaptığımız bu ziyarete vesile olan SAP Otomotiv Forum’u, SAP’nin Otomotiv sektörüne özel organize ettiği ilk uluslararası forum idi. O yüzden bir miktar beklentilerim yüksekti. En azından Türkiye’deki SAP etkinliklerinden daha kaliteli bir etkinlik bekliyordum. Nitekim, kısmen öyle de oldu.

Türkiye’deki SAP Forumları, benim ya da ekipten birinin yapacağı bir sunuş olmadıkça katılmayı çok da tercih etmediğim etkinlikler. En temel sebep ise sunuşların kalitesi… SAP Türkiye, yapılacak sunuşlar için çok da ciddi bir kalite kontrol yapmıyor. Sunuşların büyük kısmı içerikten, bir kısmı da sunum şeklinden ötürü pek etkili ve faydalı olmuyor. O yüzden sunuşlar sonrasında ağırlıkla “zamanımı boşuna harcadım” psikozuna kapılıyorum. Maalesef, Leipzig’teki SAP Otomotiv Forum’unda da bu nitelikte sunuşlar yok değildi. Özellikle müşteri sunuşları bir şey vermekten çok uzaktı. Hele bazıları faciaydı diyebilirim. Birinde, ilgili SAP yetkilisine “Bu sunuşun amacı neydi?” diye de sordum. İş ortaklarının sunuşları ise biraz daha iyiydi; ama onlar da daha çok reklam motivasyonu ile yapıldıkları için fikir vermekten öteye gitmiyordu. Fakat her günün başında ve sonunda “keynote” olarak nitelenen 3-4 sunuş çok farklıydı. Forumun ana teması olan “Connected Car” üzerine kurgulanmış sunuşlardı ve hepsinden hem çok etkilendim hem de çok faydalandım diyebilirim. İleride bu sunuşların da bir özetini yapıp sitede paylaşmayı planlıyorum.

Farklı insanlarla tanışma, uluslararası temas kurma açısından da faydalı bir etkinlik oldu. Bu tanışmalar esnasında, Alman otomotiv firmalarında çalışan (etkili / yetkili pozisyonlarda) pek çok Türk olduğunu da gözlemledik. Çoğu orada büyümüş yetişmiş insanlar. O yüzden bir kısmı Türkçe’yi bile zor konuşuyordu ama sohbetlerimizde “hemşeri” sıcaklığını hissettik yine de.

Özetle bu keynote sunuşlar yüzünden, etkinliği genel olarak pozitif bulduğumu söyleyebilirim. Önümüzdeki senelerde tekrar katılma şansımız olur umarım.