Geçmiş iş tecrübemden ötürü olsa gerek, sık sık yeni epostalar arasında tanıdığım ya da tanımadığım kişilerden gelen özgeçmişlere rastlıyorum. Özgeçmiş gönderenler arasında yeni mezunlar çoğunlukta. Bu arkadaşlara yine İK tecrübeme dayanarak birkaç tavsiyem olacak.

  • Öncelikle büyük şirketlerin hiçbiri artık elden ya da email ile özgeçmiş toplamıyor. Bu şekilde iletilen özgeçmişler o an için uygun bir pozisyon varsa değerlendirilir. Yoksa işe alımcı kişi onu (en iyi ihtimalle) bir dosyaya kaldırır, bir daha da ne zaman hatırlar belli olmaz. O yüzden mutlaka kariyer siteleri üzerinden başvuru yapmak gerekir. Tüm firmalar bu siteler üzerinden aday taraması yapar ve kendi ilanlarına başvurmuş adaylara öncelik verirler.
  • Yeni mezunlar, iş tecrübeleri olmadığı için, daha çok staj ve okul projelerini ön plana çıkarmalılar. Çoğu özgeçmiş sadece okul ve staj yapılan şirket isimlerini içeriyor ve bu haliyle hiçbir şey ifade etmiyorlar. Stajların ve üniversite projelerinin bir iş tecrübesi gibi görülüp yapılan işlerin detaylarına özgeçmişlerde yer verilmeli. Tabi eğer bu proje ve stajlar çoğu kişinin yaptığı gibi tanıdık torpili ile ayarlanmış yarı geyik proje ve stajlar şeklinde değilse.
  • Yeni mezun özgeçmişlerinde rastladığım bir başka sorun da lüzumsuzca uzun olmaları. Bol boşluk ve başlık ile zoraki 2 sayfaya çıkmış bir özgeçmiş ile ne kazanılabilir ki? Sade ve öz olmak daha fazla kazandırır diye düşünüyorum.
  • Yabancı dil bilgisi konusunda çoğu kişinin (bilerek ya da bilmeyerek) çok da gerçekçi olmadığını tecrübe ettim. Bu konuda yanlış beyanda bulunma hatasına düşmeyin. Yabancı dil bilgisini “çok iyi” ya da “akıcı” olarak belirtmiş olmasına rağmen sınavda ya da mülakatta çakılan çok fazla insan gördüm. Verdiğiniz bilgilerin birinde bile dürüstlüğünüze olan güveni sarsmanız kazandığınız tüm puanları silecektir.
  • Eğer bir manken olmak üzere bir ajansa veya belli fiziksel şartlar gerektiren bir işe başvurmuyorsanız özgeçmişinizde boy ve kilo gibi detaylara yer vermenize gerek yoktur. Bir şirketin medeni durumunuzla ilgilenmesi bile oldukça istisnai bir durumdur. Okuduğunuz ilk okul ya da orta okul kimsenin ilgisini çekmez. Bu tarz detaylar çoğu pozisyon için komik kaçacaktır.
  • Sırf tanıdık diye, sağda solda iyi pozisyon sahibi ünvanlı abi ve ablalarınızı referans kişi diye özgeçmişinize yazmayın. Size referans olacak kişi sizin çalışma şekliniz, yaklaşımınız, performansınız ile ilgili somut veriler (örnekler) verebilecek kişiler olmalı. Bir işe alımcı kişi, referanslarınızdan birini aradığı takdirde, ilk soracağı soru “sizi nereden tanıdığı” ve “ne tarz işlerde veya projelerde sizle ne şekilde çalışmış olduğu” olacaktır. Şayet karşı taraf “Bizim yeğen olur, iyi çocuktur” gibi bir cevap verirse bu referans kişinin ünvanı ne olursa olsun size bir faydası dokunmayacaktır. O yüzden yeni mezunların, özgeçmişlerinde yer verecekleri referansları daha çok okul projelerinde onlara koçluk yapmış olan hocalardan ve staj yaptıkları bölümlerin amirleri arasından seçmelerini tavsiye ederim.
  • Hobileriniz pek çok işe alımcı için sizle ilgili iyi ipuçları barındırır. O yüzden özgeçmişinizde hobilerinize yer vermeniz tavsiye edilir. Fakat bu noktada da dürüstlük şart tabi ki. Bir de “eğlenmek”, “yürüyüş yapmak”, “muhabbet etmek” gibi şeyleri hobi olarak yazmayın derim.